Sufi ve Sufiler

Gönül Dostlarına Selam Olsun

  • Online Kütüphane

  • Kitap Tavsiyesi

  • Site İçeriğinden

  • Site Bilgisi

    Üye Sayısı : 951
    Konu Sayısı : 247
    Sayfa Sayısı : 10365
    Kitap Sayısı: 82
    E- Kitap Sayısı: 131
    Video Sayısı: 327
    Yükleme Dosyası: 421
  • Ziyaret

    • 542,603 Sayfa izlenimi
  • İSTANBUL EVLİYALARI -1-

    Yazan: seyyahin Mayıs 7, 2007

    Abdürrauf Samdanî Hazretleri

    Şeyh Seyyid Abdürrauf Samdânî (k.s.) Haz­retleri, Allah Rasulü (s.a.v.)’nün soyundan, Seyyid Baba Cafer Hazretleri’nin evlatlarından ulu bir mânâ sultanıdır.Bu zat, Fatih Sultan Mehmet Hazretleri ile birlikte savaş için İstanbul’a gelmiş, üç bin müridi ile katıldığı bu savaşta yararlıklar göstererek Fatih’in takdirini kazanmıştır.

    Bizans zindanında medfun bulunan dedesi Cafer Hazretleri’ni ziyaret için zindan kapısını kırıp içeri girmiş ve ziyaretini yaptıktan sonra kendi yeşil sarığını dedesi Cafer Hazretleri’nin mübarek başı yerine koymuştur.

    İstanbul’un fethinden sonra yetmiş yıl dede­sinin türbesinde türbedarlık yapmış, istediklerine feyz sunmuştur. Bundan sonra kendisine ”Şeyh Seyyid Zindanı Abdürrauf Samdânî” denilmiştir. Bulunduğu dergaha da “Zindan Kapısı Dergahı” denilmektedir.

    Şeyh Seyyid Zindanî Abdürrauf Samdânî (k.s.) Hazretleri vefat ettiğinde, Fatih Sultanı Mehmed Han’dan sonra yerine padişah olan İkinci Bayezid Veli, onun ruhu için bütün zindanda bulu­nanları serbest bırakmıştır. Türbesini de şimdiki Zindan Han’ın karşısında yaptırmış. Hazretin cena­zesinde bizzat bulunmuştur.

    Bu kabir halen ziyaret yeridir. Türbenin adresi: Eminönü, Yemiş İskelesi, Zindan Ham’nın hemen arka tarafında, Ahiler Camii ile Zindan Hanı arasındadır.

    Abdülkerim Efendi (Buhurîzade)

    Türk Musikî tarihinde İkinci Buhûrizâde diye meşhurdur.Hayatı hakkında fazla bilgi bulunama­mıştır. Koca Mustafa Paşa tekkesi şeyhi Nureddin Efendi’ye intisap etmiş ve bu tekkenin zâkir başılığına getirilmiştir. Daha sonra Eyüp’teki Şah Sultan Tekkesi şeyhliği görevini yürütmüştür.Bu görevde iken seksen yaşları civarında ve­fat etmiştir.

    Abdülkerim Efendi

    Nureddinzâde halifelerinden Melâmî meşrep bir sofidir.Kabri, İstanbul’un Kadırga semtindeki Sokullu Mehmed Paşa dergahındadır. Manisa Çaşnıgir Kütüphanesi’nde “Risâletü’l-Hüdâ li Üli’l-İhtidâ” adında bir eseri bulunmaktadır. Ayrıca sofilerin devranının (zikir sırasında ayakta dönmele­rinin) caiz olduğuna dair bir risale yazmıştır.Şiir kabiliyeti yüksek idi. “İştibî” mahlası ile yazdığı ilahîleri bulunmaktadır.

    Abdulhayy Celvetî Efendi

    Celvetiyye tarikatı şeyhlerinden Saçlı İbra­him Efendi’nin oğludur.Edirne’de doğdu. Tasavvuf eğitimini babasından aldı. Hilafet alınca bugün Bulgaristan sınırları içerisinde bulunan Çirmen sancağı Akçakızanlık kazasındaki Alaeddin Efendi Zaviyesi şeyhliği ile görevlendirildi. Edirne, Selimi­ye camii vaizi olan babasının 1660 yılında vefatı, üzerine bu camiin vaizliğine tayin edildi. Aynı anda tekke şeyhliğini de yürüttü. 1686 da, İstanbul Kadır­ga semtindeki Sokullu Mehmed Paşa zaviyesi şeyhliğine tayin edildi. İki yıl sonra Yeni Cami vaizliğine getirildi.1691′de Üsküdar’daki Aziz Mahmud Hüdayi tekkesine şeyh oldu. 14 yıl kadar bu görevi sürdürdükten sonra 1705′de vefat etti. Vefat ettiği sırada 76 yaşında idi. Kabri Aziz Mahmud Hüdayi yakınındaki Halil Paşa Türbesi’ndedir.Çok güçlü bir şair idi. Manzumelerinin çoğu bestelenmiştir.

    Abdüllatif Efendi Hazretleri

    İbn Vefa Hazretleri’nin tarikatı bağrıyarındandır. İbn Vefa’nın, Ali Dede’den sonraki halifesidir.Dünyadan ve insanlardan tamamen kopmuş bir Hakk âşığı idi. Bazen ilahî cezbeye maruz kalır, bağırır, kendinden geçerdi.1523 yılında vefat etmiş ve İbn Vefa Hazretleri’nin zaviyesine defnedilmiştir.


    Abdülbaki Dede Hazretleri

    Bu zat bir Mevlevi şeyhidir.Kütahyalı Ebubekir Efendi’nin oğludur.Vefat ettiğinde İstan­bul Yenikapı Mevlevihanesi’nin şeyhi idi.Musikişi­nas ve bestekârdı.


    Abdullah İlahî Hazretleri

    Molla İlâhî veya Şeyh İlâhî diye de bilin­mektedir.

    Kütahya’nın Simav kazasına bağlı bir köyde doğdu. İlim tahsili için İstanbul’a gitti. Bir müddet Zeyrek Medresesi’nde kaldı. İlimde daha fazla ilerlemek için Alaeddin et-Tûsî ile birlikte Horasan’a gitti ve orada Tûsî’den ders aldı. Bir müddet sonra gönlüne bir ateş düştü ve bir mânâ üstadı aramaya koyuldu.

    Kitaplarını satıp parasını fakirlere dağıttı. Semerkant’a gidip orada Hacı Ubeydullah Ahrar Hazretleri’ne intisap etti. Mânâ ilimlerinde derinleş­tikçe derinleşti. Şeyhinin işaretiyle Buhara’ya, Bahaüddin Nakşibendî Hazretleri’nin türbesini ziyarete gitti. Orada dokuz “Erbaîn” çıkardı. (Yani 360 gün yalnızca halvette kaldı.) Zaman zaman Şâh-ı Nakşibend Hazretleri ona görünür, süluk seyrinde ona yardımcı olurdu. Sonra dönüp bir müddet daha Ubeydullah Hazretleri’ne hizmet etti. Ondan icazet alınca tekrar Anadolu’ya, memleketi olan Simav’a döndü. Orada kısa zamanda şöhreti her tarafa yayıl­dı. İnsanlar akın akın gelip ondan feyz aldılarr.

    Abdullah Hulusi Efendi Hazretleri

    Mazanneden bir zat olup, Mısırlı Seyyid Ho­ca Muhanımed Nuri Hazretleri’nin halifelerindendir. Şeyh Hazretleri, müderris olmanın yanında hattat idi.Gelibolu’ya bağlı Mürefte’de doğmuştur. Tahsilini İstanbul’da tamamladıktan sonra yarım asrı geçkin, Fatih civarındaki Kadı Çeşmesi Medresesi Müder­risliğini yürütmüştür. 1888 yılında vefat etmiştir.Kabri, Topkapı surlarının dışında, Sarı Abdullah Efendi’nin yanında bulunmaktadır.


    Abdullah Bin Abdurrahman Celvetî

    Celvetî tarikatının şeyh ve alimlerinden bir zat olup, Gedikpaşa türbesi yakınındaki Hamza Paşa Camii imamlığında bulundu.1164 yılında vefat ederek Üsküdar’da Karacaahmed’den Haydarpaşa’ya giden cadde­nin soluna defnedildi.


    Abdulehad Nuri Efendi Hazretleri

    İstanbul’da yetişen büyük velilerdendir. 1594 veya 1604 yılında Sivas’ta doğdu. Abdülehad Nuri Efendi ilim tahsiline Si­vas’ta başladı. İstanbul’da tamamlayıp zahir ve bâtın ilimlerinde yüksek derecelere ulaştı. 1651 yılı Safer ayının ilk Cuma günü ikindi vaktine yakın dünyadan göçtü.Cenaze namazı Azîzâde Şeyh Abdülbâkî Efendi tarafından kıldırılıp, Eyüp Nişancası’nda, mürşidi Abdulmecid Sivâsî Hazretleri’nin türbesi karşısında defnedildi.Abdülehad Nuri Efendi Hazretleri 1635 yı­lında Ayasofya, Fatih ve Sultanahmet camilerinde vaaz vermeye başladı. Önce ayetleri okur, sonra o ayetleri sahih hadislerle tefsir eder, sonra da büyüklerden birinin menkıbesi ile sürdürürdü. Coşkun bir ifade kullanırdı.Bir gün Sultanahmed Camii’nde yaptığı bir vaaz sırasında şu deyişi okudu:

    Semâdan sırr-ı tevhidi duyan gelsin bu meydana,
    Derûn içre bugün Allah diyen gelsin hu meydana.

    Duyanlar sırr-ı Settâr’ı, görenler nûr-i Gaffâr ‘i,
    Cihanda şîşe-i ârı kıran gelsin bu meydana.

    Sezadır ehl-i irfana, getirsin canı meydana.
    Feda kılmaya ol canı duyan gelsin bu meydana.

    Gönül maksûdunu buldu, cihan envar ile doldu.
    Bu gün Nuri imam oldu, duyan gelsin bu meydana.


    Arpacı Hayreddin Hazretleri

    Bu zat, Ebu Eyyub Halid bin Zeyd Hazretleri’nin Arpacıbaşısıdır.Kabr-i şerifleri: Eyüp, Nişancı Mahallesi, Abdurrahman Şeref Bey Caddesi’nin sol tarafın­da, ahşap bir mescidin kıble tarafında, kendi adı ile anılan Arpacı Hayreddin Sokak, No:2′dedir.


    Ali Tabli Hazretleri

    Eyyub Sultan Hazretleri ile birlikte İstanbul kuşatmasına katılan ve askerleri gayrete getirmek için tabi çalarken şehit düşen sahabelerdendir.Bu zat hakkında kaynaklarda daha fazla bilgi verilmemektedir. Kabr-i şerifi: Şehzade Camii’nin avlusunda, sol tarafta büyük çınar ağacının altındadır. Kabir yeri belirsizdir.


    Ahmed El-Ensari Hazretleri

    Ebu Eyyub el-Ensarî Hazretleri ile birlikte İstanbul’un fethi için gelen bahtiyarlardan biri olan Ahmed el-Ensarî Hazretleri, Ayvansaray, Toklu İbrahim Dede Sokak, Toklu İbrahim Dede Kabristanı’nda. sahabe-i kiramdan Ebu Şeybetül Hudrî ile Hamdullahil Ensarî Hazretleri’nin medfun bulundu­ğu yerdedir.Bu zat, aslen Medine’lidir.Bu türbe içerisinde dört makam gözükmekte­dir. Bu zat da bu dört makamdan birinde sırlanmış-tır.


    Abdüssadık Bin Amir Bin Same

    Bu sahabenin kabri, Eğrikapı’nın dışında ve Hâfir Hazretleri’nin türbesinin elli metre açığın­da, yolun solunda, yeşil renkli demir bir şebeke içindedir.

    Bu yer, aynı zamanda Savaklar, Hiramî Ahmed Paşa Camii civarında bulunmaktadır.


    Abdülvehhab Hazretleri

    Sahabe-i kiramdan olduğu sanılan Abdülvehhab Hazretleri Üsküdar’da, Dereboyu’ndadır.

    Kabrinin çevresi ve üzeri açıktır. Halk bu yeri ziyaret ediyor, dua ve niyazlarda bulunuyorlar.Bilhassa kandil günü ve gecelerinde bu yer ziyaretçilerle dolup taşıyor.

    Kabir taşı okunamamış­tır.


    Abdurrahman Sami Hazretleri

    Abdurrahman Şâmî Hazretleri, Eyyüb Sultan Hazretleri’nin sancaktan sayılmaktadır. Birinci Halife Ebu Bekir Hazretleri’nin kayınbiraderidir.Kabrinin bulunduğu yer: Sultanahmet’te, Tevkifhane sokağı ile Kabasakal sokaklarının kesiştiği yerdir.


    Abdullah bin Amr Bin As Hazretleri

    Künyesi, Ebu Muhammed ya da Ebu Abdurrahman’dır. Dindar ve ibadete düşkün bir zat idi. Sahabe oğludur. Kendisinden 700 kadar hadis-i şerif rivayet edilmiştir.Onun güzel sözlerinden biri şöyledir: “Allah korkusuyla dökülen bir damla gözyaşı, bin altın vermekten daha kıymetlidir bana.”Hicretin 65 inci yılında (684-685), 72 yaşındayken vefat etmiştir.Kabri, Galata, Yeraltı Camii içindedir.

    Abdullah El-Hudri Hazretleri

    Bu zat, Eyyüb Sultan Hazretleri ile birlikte İstanbul kuşatmasında bulunmuş bahtiyarlardandır.

    Kabr-i şerifi, Eğrikapı, İvazefendi Camii yakınında, Kandilli Türbe Sokak, no.29′dadır.

    Eskiden beri bu yer, “Kandilli Türbe” olarak bilinmektedir.

    Abdullah bin Hişam Hazretleri

    Kayıtlarda sahabe-i kiramdan Hüsam bin Abdullah olarak anılan bu büyük zatın kabrinin bulunmasının çok güç olduğunu değerli araştırmacı Şevket Gürel Beyefendi şöyle ifade etmektedir: “Meşhur Edirnekapı, Sultanhamamı’nın bahçesinde bulunan bu mezar, şimdilerde hiçbir taraftan girişi olmayan bir gecekondu yığınının ortasında Kalmış bulunmaktadır.Uzaktan görülrrrez, kalabalıktan fark edilmez.”

    Adres olarak şöyle söylenebilir: Edirnekapı Salmatomruk, Paşa hamam Caddesi, No. 1 (Bahçe içinde).

    Abdullah El-Ensari Hazretleri

    Bu zatın da —diğer sahabeler gibi— İstanbul kuşatması için Ebu Eyyub Ensarî (r.a.) Hazretleri ile birlikte gelen sahabelerden olduğu anlaşılmaktadır.

    Kabri, Edirnekapı, Salmatomruk, Sultanhamamı’nda olduğu bildirilmiş olmasına rağmen, araştırmalarda, aynı yerde birkaç mezar yeri kalmış, taşlan okunmaz bir hale gelmiştir. Bununla birlikte halk bu yeri halen ziyaret etmektedir.

    Kabre açık adres olarak: Edirnekapı, Salmatomruk, Sultanhamam’da, Hasan Hüseyin yokuşu denilebilir

    2 Yanıt “İSTANBUL EVLİYALARI -1-”

    1. RAMAZAN BAHAR demiş

      selamlün aleyküm

      bu siteye yeni girdim tam okuyamadimda, bu siteye istanbul evliyalarinin adreslerini aramak icin girdim, ama tam adresleri anlasilacak sekilde deyil.
      üstteki sahabelerin, evliyalarin tam adresini bulabilirsem yada emaille gönderirseniz bulabilirsem ziyaret etmek icin ekstra istabula gelmek istiyorum. allah sizlerden razi olsun.

      HAYIRLI RAMAZANLAR 23.09.2008

    2. Ahmet demiş

      slm Ramazan kardesin niyetinde bir de ben varim… adreslerini yollayabilirmisiniz?

    Yorum Yapın

    XHTML: Bu etiketleri kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <pre> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>