Sufi ve Sufiler

Gönül Dostlarına Selam Olsun

  • Online Kütüphane

  • Kitap Tavsiyesi

  • Site İçeriğinden

  • Site Bilgisi

    Üye Sayısı : 951
    Konu Sayısı : 247
    Sayfa Sayısı : 10365
    Kitap Sayısı: 82
    E- Kitap Sayısı: 131
    Video Sayısı: 327
    Yükleme Dosyası: 421
  • Ziyaret

    • 1,059,550 Sayfa izlenimi
  • Divan’ı Esad

    Yazar seyyahin Mayıs 24, 2007


    Erbilî Es’ad Efendi Divanı Üzerine

    Yazar: Mahmut BIYIKLI

     

    • Es’ad Erbilî Hazretleri, iki yandan Fahr-i Kainat Efendimizin pak nesebine dahil olmakla fıtrî bir üstünlüğe sahip kılındığı gibi gayret ve kararlılığının şifalı meyvesini Nakşî ve Kadirî yollarının has bahçesinden derlemiş bir âlim kâmil mürşid ve seçici aklıyla evliya-yı kiramın meşhur şairlerinin şârihi ve kâmil şairdir.

    • 84 yıllık dünya hayatının her safhası istikamet ve ihlas üzere feyizli ve bereketlidir. O, her vatan toprağına dağılmış binlerce müntesibi ve hakiki halefleriyle çağına ve sonrasına rahmet ve nur yağdıran yıldız silsilesinin de bir parlak halkasıdır.
    • Hayatının her safhası ibret verici olmakla eğitim cihetinden muhtevalı bir incelemeye ihtiyaç göstermektedir. Bu, henüz gerçekleşmemiş bir mesaidir.
    • Bu yazının konusu ise Erbilî Es’ad Efendi’nin şiirlerinin mahiyet ve ehemmiyeti üzerinde toplanan dikkatlerin ifade edilmesi gayretinden ibaret olmakla diğer hususlardan uzaktır.
    • Es’ad Efendi 1847’de Musul/Erbil’de dünyaya gelmiştir. Tam adı “Muhammed Es’ad”, künyesi doğduğu yere nisbetle “Erbilî”dir. Farsça ve Türkçe olarak kaleme aldığı şiirlerinde “Es’ad” ismini mahlas olarak kullanmıştır. Şiire başlayış tarihi tam olarak söylenemeyecek olmakla birlikte 1883’ten itibaren bilhassa Fatih Camii’nde Hafız Divanı ve Mevlânâ Câmi’nin Luccetü’l-Esrar’ı üzerine verdiği derslerle ciddi bir dikkat yönelişinin mevcudiyeti söz konusu edilebilir.
    • Farsça-Türkçe ve bir adet Arapça ve bir adet Kürt lehçesiyle söylediği şiirlerini topladığı mecmuaya hacim itibariyle “Divançe” demek daha uygun görünmektedir.
    • Eserinin baş kısmında bizzat müellifi tarafından kaleme alınmış veciz bir “Mukaddime” bulunmaktadır. Erbilî Hazretleri bu kısa giriş kısmında şiirlerinin yazılış ve tertip sebebini, kendisinin de hayranı ve takipçisi olduğu divan şiirinin yapı ve muhteva özelliklerini ve bu şiire karşı duruşların sebep ve değerlendirmesini özlü bir şekilde ifade etmiştir. Bu değerlendirme üç cihetten önem arz etmektedir.
    • Birincisi, önceki asrın sezgisi yüksek ve ruhî tekamülü tamam olgun şairleri birbirinin dilinden anlamakta bir zorluk içinde bulunmadığı için yazdıkların izah ve mütalaa tavrı içerisine girmemiştir. Ancak zamanla bilgi, sezgiden ayrılıp öz, kalıptan ibaret hâle gelince divan şiirinin şekil ve muhteva tarzı dar anlayış sahiplerinin idrakini zorlar duruma geçmiştir. Erbilî Hazretleri bu özlü giriş kısmında divan şairinin ifade tarzını sadece gerektiği kadar kelam ile sıhhatli şekilde özetlemiştir.
    • İkinci husus ise divan şiirinin yapı ve öz bünyesine yönelik bir anlamlandırma noktasının, kişinin dünya ve âhiretini etkileyecek bir anlayış bozukluğuna delalet etmekle çok tehlikeli bir vadi olduğunun vurgulanmasıdır.
    • Üçüncü nokta ise, bir kâmil mürşid mizanı ve şair yaratılışın hikmetini dengeleyerek müstakil gazel ve kasideler ve yer yer bütünleyici ve yorumlayıcı tahmislerle, vurgu yaptığı hususları bizzat uygulayarak divan şiirinin iç ve dış özelliklerinin daha açık şekilde anlaşılması yolunda işlek bir örnek getirmiş olmasıdır.
    • Çok özlü bir anlatıma sahip bulunması ve bugün hala divan şiiri üzerindeki yaygın anlayışın tam olarak doğru bir istikamete yönelmeden kısmi kabullerden ibaret kalması sebebiyle mukaddime bölümündeki değerlendirmeleri dikkat nazarına sunmakta fayda bulunmaktadır. Bu giriş, ayrıca Erbilî Hazretlerinin şiirinin esas bünyesini tarif edici nitelik de taşıdığı için okuyucu zihninde bir anlayış genişliğini kendiliğinden oluşturacağı ümidini de taşıyoruz. Kavrayış kolaylığı açısından metindeki hükümler maddeler halinde gösterilecektir:

    1-Bizim, “divan şiiri” olarak andığımız ve hikmetlerini sade düzgün sözsöylemekten ibaret sandığımız zatlar, velayet makamının derecesi yüksekulu kişileridir.

    · Bu zatlar yaratılışitibariyle ruhî tekamülleri yüksek (latif) ve yönelişleri de altı cihetmanasının tamamına açık ve zarif kimselerdir.

    · Bu latif ve zarifliklerisebebiyle yalın ve tek anlamlı ifadeler yerine çok anlam çağrışımlı üstbir üslup geliştirmişlerdir.

    · Bütün üst üsluplar gibibu anlatım tarzı da bir takım remizler, kalıp işaretler üzerine kurulmuştur.

    · Bu remizlerin dış anlamı“şarap/sevgili” gibi gündelik ve Allah’ın ahkamına aykırı duranterimlerle örülmüştür.

    2-Böyle bir anlatım tarzı geliştirmelerinin esas sebebi, ayet-i kerimelerdekimecaz ve istiare düzenini örnek almış olmalarıdır. Kuran-ı Kerim nasılki yetmiş bin iç yetmiş bin dış manasıyla her çağa ve her idrakseviyesine hitap edecek surette sözün Mutlak Sahibi (c.c.) tarafından tertipedildiyse, divan şiir nizamı da Allah’ın kıdemli evliya-şairlerinin dimağındaöylece şekillendirilmiştir.

    · Kur’an’ın iç anlamınıoluşturan mecaz ve istiare düzenini kavrayamayan dolayısıyla bundan zevkalamayan kendi nefsini ilah edinmişler aynı örnekleme tarzına sahip divan şiirineitirazı alışkanlık haline getirmişlerdir. Bu sebeple bu lafızlarla kastolunan anlamlara açıklık getirilmesinde fayda vardır.

    3-Bu itirazı itiyat edinenlerin durumu şudur: Nefisleri ve şeytana mahkum, hevave heveslerine de mağlup oldukları için sufiyye yolunda yürüyenlerin insanîlezzetlerden mahrum kaldıklarına hükmetmişler ve bu zan bu eğri düşüncesebebiyle hem şu anlarındaki manevî feyzlerin önünü kesmiş hem de âhirethayatlarını tehlikeli hale getirmişlerdir.

    4-Kur’an-ı Kerim’in mecaz ve mazmun düzenini takip eden divan şiirinin buniteliği ve niceliğinin eğri görüş sahiplerinin tepkisini çekmesi üzerineevliya-yı kiramın önde gelenlerinden olan bir şairler zümresi adeta birmisilleme mantığı geliştirerek aslında sufiye yolunda mevcut olmayan “ıyşu ışret, şevk u tarab, mey ü meyhane, pir i mugan, saki vü sagar, bezm ütarab, mutrıb ü muganni, mahbub-ı hakikî” gibi unsurları şiirlerininbünyesine yerleştirmişlerdir. Böylelikle ham anlayış sahiplerinin oklarınakarşı şiirlerine bir zırh giydirmişler ve sadece kendileri gibi hakikatehlinin anlayabileceği bir mecaz düzeneği kurmuşlardır.

    5-Bu yüksek dereceli evliya-şairlerin kullandıkları terimlerin asıl manasıise şöyledir:

    MAHBUB(SEVGİLİ): Zevale mahkum olmayan ZÜLCELAL HAZRETLERİ ve ENBİYA VE EVLİYA-YIKİRAM’ın CEMALİ yani manevî tasarruf güçleridir.

    MEY(ŞARAP): Dünya korku ve emellerinin gelip gitmesinden hasıl olan sıkıntılarıgideren “MUHABBETULLAH” yani Allah aşkıdır.

    MEYHANE:Tarikat ehline tahsis edilmiş ibadet yerleridir.

    PİR-İMUGAN: Ateş saçan şarabı yani Allah aşkını imal ve sevk eden ulu kişi,yani MÜRŞİD-İ KAMİL’dir.

    SAKİ(ŞARAP SUNAN): Yol erinin kalbini ana feyz kaynağına bağlayan halifelerdir.

    BEZM(MECLİS): Toplanma yeri ve anı, yol erinin zikir, terennüm ve muhabbet neşvesiylekendilerinden geçtikleri toplantı zamanlarıdır.

    6-Bu ulu zatlar sözlerini sadece selim akıl sahiplerinin anlayabileceği gibitertip etmekle onlara ebedî gönül hoşluğundan esintiler getirmekle kalmayıpdar anlayış sahiplerinin ve kötü niyetlilerin nazarından da şiirlerinimuhafaza etmenin rahatlığını ve keyfini çıkarmışlardır.

    -Elimizde bulunan matbu divanın “Birinci Bölüm”ünde yer alan Farsça şiirlerintercümesi metin şerhi mütehassısı Ali Nihat Tarlan tarafından gerçekleştirilmiştir.Farsça şiirlerde Arapça elifbaya göre her harf için bir şiir tanzim edilmiştir.Şiirler, tevhid, na’t ve methiye hüviyetindedir. Anlamları çok derin ve işlenmeyeçok müsaittir.

    -Farsça şiirlerin son kısmında “Musammat” başlığıyla Hafız-ı Şirazî’yeHalis’e, Kelim’e, Hz. Mevlana’ya, Halid-i Bağdadî’ye, Nur Ali Mağribi’yeiki adet Molla Cami’ye tahmis, bir terci’ ve bir gazel-i mutavvel (15beyitten uzun gazel) yer almaktadır. Hikemî nitelikleri öndedir. Bundan sonra“y” kafiyesiyle “Kürt lisanında bir gazel” başlığıyla 7 beyitlikbir metin gelmektedir. Birinci beyte baktığımızda metni oluşturan 11kelimeden 8’i Farsça, 1’i Arapça’dır. Bu sebeple “Kürt lehçesi-ağzı”ibaresi daha uygun düşmektedir.

    -Divan’ın “İkinci Bölümü”nü Türkçe şiirler oluşturmaktadır.Muhtelif vezinde 16 Türkçe gazelden sonra 1 na’t hüviyetli Arapça-Türkçemülemma gazel gelmektedir. Sonraki şiirler tahmis ve nazire hüviyetindedir.Bu kısmın sonunda Es’ad Efendi’nin şiirlerine yapılan tahmisler yeralmaktadır. Son kısımda, “Mevlid-i Şerif-i Hz. Fatımatü’z Zehraradiyallahu anha” başlıklı hem Farsça hem Türkçe olarak tertip edilmişHz. Fatıma validemizin doğumunu anlatan 75 beyitlik özel anlatımlar yüklübir metin yer almaktadır. Basılı divanın tanıtım kısmında Türkçe tercümeninde Es’ad Efendi’ye ait olduğu söylenirken T.D.V. İslamAnsiklopedisi’ndeki “Es’ad Erbilî” maddesinde oğlu Mehmed Ali Efenditarafından manzum olarak Türkçe’ye çevrildiği ifade edilmiştir.

    -Divan’ın özlü manalarını bugünün anlayışına ulaştırıcı açıklamalıbir incelemeye olan ihtiyacı vurgulayarak sözün sonunu Es’ad Efendi’ninbir beytinin hikayesiyle getirmiş olalım:

    Neyerden kârbân-ı gam geçer olsa konar bende

    Belârâhında şimdi bir muayyen menzil oldum ben

    · Bu beyit, adeta hem müellifininhem de hak yolunun bütün müntesiplerinin ahvalini akıcı, anlaşılır ve özetleyecekşekilde resmedilmiştir.

    · Dünyaya ait ne kadar gam,keder, kasvet varsa kervan kervan olup menzil-i maksuda yol alırken yolu birkervansaraya uğrar.

    · Han emini der ki: Ey garipyolcu, yükünü bende dinlendir; var sen selametle git, eğlenme. Yolcu eğer eğnini,büker boynunu, döker yükünü.

    · Sağol, der, yaşadığın müddetçesağ ol!

    · Han emini bu dua ile yapılır..yapılır.. yapılır. Sağ olur, diri olur, doğrulur. Şöhreti şeş cihetitutar:

    “Filanmenzilde bir hancı her nerden gam yükü kervanı gelirse bölmeden hanesine alıkoyar,kervanları sağ u esen yola revan eyler.” diye dillere vird olunur.

    • Önce hancı, yoldan geçen kervanları beklerken sonra her bağrı yanık kervancı bir bir güzergahı ona düşürüp yükünü eğip belini doğrultur olmuş.
    • Her menzilde böyle nice han emanetçileri adları meçhul eserleri malum ÖNDEN GİDEN ATLILAR yolcularını menzil-i maksuda taşımak için hazır beklerlermiş.

    • Gören gözler için… gün ışığı vakti… onlar hep hazır olurlar Hızır olurlarmış…


    GAZEL

    Benibîhûş eden ol sâki-î şûh-ı dilârâdır

    Lebimey ârızı mînâ kadi bir serv-i ra’nâdır

    İşitmemsözlerin nâsıh derûnm va’zını sığmaz

    Tenimdehâlî bir yer yok lebâ-leb aşk u sevdâdır

    Kemâl-ihüsnünü görmüş girif-târ olmayan kimdir

    Sanâey nâzenîn hûr u perî bi’l-cümle şeydâdır

    Gül-iruhsârını göster ki erbâb-ı safâ bilsin

    Beniâlemde rüsvâ eyleyen ol rûy-i zîbâdır

    Nebâkem zulmet-i şebden habîbim şem’a hâcet yok

    Hayâl-iârızınla hâne-i kalbim mücellâdır

    Ğubâr-ıhâk-i râhın isteyip ağlar gözüm yoksa

    Cihânınzulmet ü nûruna ülfetten müberrâdır

    NeFerhâd u ne Mecnun sen gibi zâr olmamış Es’ad

    Meğersen sevdiğin dilber ne Şîrîn’dir ne Leylâ’dır

    GAZEL

    Seninaşkında mecnûnum ve lâkin iştihârım yok

    Demâdemdâğ-ı hasretle figandan başka kârım yok

    Metâ-ılütfunu almak için sermâyesiz geldim

    Odürlü bir tehî-destim ki hattâ ihtiyârım yok

    Neilm ü ma’rifet verdin ne câh u menkıbet yâ Rabb

    Bi-hamdillâhki bir zerre medâr-ı iftihârım yok

    Benînev’-i beşer resminde ancak bir heyûlâ var

    Cihandakâm alırdım ben olaydı ger o vârım yok

    Nedârım var benim Es’ad ne de meyl-i diyârım var

    Cemâl-iyârdan başka diğer bir intizârım yok


    Muhammed Es’ad Erbîlî

    About these ads

    Bir Cevap Yazın

    Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

    WordPress.com Logo

    WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

    Twitter picture

    Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

    Facebook photo

    Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

    Google+ photo

    Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

    Connecting to %s

     
    Takip Et

    Her yeni yazı için posta kutunuza gönderim alın.

    Diğer 25 takipçiye katılın

    %d blogcu bunu beğendi: