TASAVVUF VE NEFS TEZKİYESİ
Yazan: seyyahin Mayıs 24, 2007
TASAVVUF VE NEFS TEZKİYESİ
Rahman ve Rahim Allah’ın adıyla
«İyilik ve takva üzere yardımlaşınız.» 1 ayet-i celilesine uyarak mensubu bulunduğumuz İslam ümmetine ve Osmanlı milletine dünyevi saadet ve uhrevi selameti gösteren ve daha birçok ilahi hakikatleri dile getiren, basılıp yayınlanmış olduğunu gördüğüm gazete ve mecmualar gerçekten tebrik, teşekkür ve iftihara layık bir hizmettir. Cenab-ı Halik-ı Azimüşşan Hazretleri ucundan tatlı sözler dökülen kaleminizi şeker saçan dudu dilli bir kalem, ifade gücünüzü de belağat deryasıeylesin, amin.
«Tasavvuf» başlığı altında beyan olunan güzel bahislerin ve şerefli menka,belerin İslam cemaatlarından sadece sufiyeye mahsus olduğunu zanneden kısır görüşlülerin çarpık zihniyetlerini düzeltmek üzere müsaadelerinize sığınarak birkaç söz söylemek isterim:
Bildiğiniz gibi bütün beşeriyyetin süfli nefsin his ve meyillerinden arındırılarak kurtuluşlarını sağlayacak ulvi emellerle yüceltilmesi; ma’nevi kemal ile bezenmesi ve ruhani ma2rifetlerle donanması fazilete bağlıdır. Allah Teala:
«Nefsini tezkiye eden, kurtuluşa ermiştir. Nefsinin sapıklığına, aldanan ise ziyandadır.2 buyurmaktadır. Nice asır, devir ve zamanlarda tevhid erbabının kalplerine ma’rifet nurlarını,tevdi’ etmek ve irşada talip olanların gönüllerine hakikat sırlarını yerleştirmek için hürmet ve hizmet hissiyle çalışanların sufiyye, yani ilahi ahkamı özüyle yaşayanlar olduğunda şüphe yoktur.
Bu mukaddimeyi arz ve beyandan sonra şunu da ifade etmek isterim ki, akıl ve irfanıyla hayvan cinsinden ayrılan insan nev’ i arasında bir fert varmıdır ki, mutlu olmayı arzu etmesin? İstikbalini te’mine gayret eylemesin? Elbette yoktur. Fakat istikbal çenberini sınırlayanlar yani, ilk adımı kabre olan ahiret yolculuğunu göz önüne almayanlarda da şüphesiz çoktur. Bu gibi din kardeşlerimden istirhamım şudur:
1 – A’zami haddi çoğu zaman yüz sene yi bile geçmeyen dünya hayatı ile sının ve nihayeti tasavvur olunamayan, ahiret hayatını karşılaştırarak ehemmiyet derecelerini mukayese buyursunlar.
2 – Dünya asayişi ve cismani ihtiyaçların te’mininin. ancak mal ve nefes tüketerek elde edildiği nasıl herkesçe kabul edilmiş bir gerçek ise, aynı şekilde:
- Allah Teala, mü’minlerden nefislerini ve mallarını; cennet mukabili satın almıştır.3 ayet-i kerimesi gibi kaı’i ve açık delillerle sabit olduğu şekilde, uhrevi saadet ve ebedi selamete de Cemab-ı Peygamber (s.a) in tebliğ buyurduğu adalet kanunu demek olan ali şeriat ve yüce tarikat ölçülerine itina ile uyup, nefis ve mallara ait bütün emir ve tekliflerine kulak vermekle erilebileceğini düşünsünler.
3 – Yalnız ehl-i imana hitaben şeref-sadır olan:
- Ey mü ‘min kullanm! Siz Yüce yaratıcımızın emir ve yasaklarma itaat ve inkıyad suretiyle (önce) kendinizj ve (sonra da) terbiye sayesinde ailenizi kurtarınız.4 ayet-i kerimesinin ehemmiyetini tasvir ve o surette hareket tarzlarını takdir eylesinler.
Şüphesiz Alim ve Hakim Hakk-celle ve ala- Hazretleri: – Bugün sizin dininizi tamamladım.5 ayet-i keri¬mesiyle tamamlandığını beyan buyurduğu Kelam-ı Kadim’inde asla fazla bir söz söylemez. Kat’iyyen lüzumu olmayan bir emri verilmez. Herkes bilir ki, edebiyat ile meşhur ilim ve irfan ile mevsuf olanlardan bile lüzumsuz bir konuşmanın vaki olcağına pek ihtimal verilmez.
Hak –celle ve ala-Hazretleri, şiddetli kış gelmeden önce kömürün lüzumunu hisseden dünya aklını vermiş olduğu gibi kabrin karanlığını görmezden evvel onu nurlandırmanın lüzumunu anlayıp kavrayabilecek bir ahiret aklını da cümleye ihsan buyursun. Ölümden sonraya mahsus olan faydasız pişmanlıklardan muhafaza eylesin, amin … 1. el-Maide, 2.
2. eş-Şems, 9-10.
3. et-Tevbe, 111.
4. et-Tahrim, 6.
5. el-Maide, 3.
Kaynak: MEKTUBAT Muhammed Esad Erbili (2. mektup) Erkam yayınları

