Sufi ve Sufiler

Gönül Dostlarına Selam Olsun

  • Online Kütüphane

  • Kitap Tavsiyesi

  • Site İçeriğinden

  • Site Bilgisi

    Üye Sayısı : 951
    Konu Sayısı : 247
    Sayfa Sayısı : 10365
    Kitap Sayısı: 82
    E- Kitap Sayısı: 131
    Video Sayısı: 327
    Yükleme Dosyası: 421
  • Ziyaret

    • 1,097,543 Sayfa izlenimi
  • İBRAHİM FAHRETTİN EFENDİ

    Posted by seyyahin Haziran 13, 2007

     

    İbrahim Fahreddin Efendi




    1886 Eylul’unde dergahta dunyaya gelen Fahreddin Efendi,
    bir taraftan devrin gerektirdigi zahiri ilimleri tahsil ederken,
    bir taraftan da, babasi Mehmed Riza Efendi’den tarikat terbiyesi alarak,
    once dergahin Kahve Nakibligine, sonra sirasiyla ceragciliga, dergah mutfaginin asci yamagligina,
    turbedarliga, asciliga, Uskup Kocane Dergahi Seyh Vekilligine,
    Uskudar Arakiyeci Haci Mehmed Mescidi bunyesindeki Mehmed Arif Dede Dergahi
    Seyhligine yukselmis, bilahare de babasi daribeka edince, onun yerine postnisin olmustur.


    1912’lerde posta oturan, mesrutiyetin son, cumhuriyetin ilk yillarinin korkunc yikimlari icinde dergahi ayakta tutmak icin buyuk gayretler sarfeden Ibrahim Fahreddin Efendi,
    dergahlarin devrana kapatildigi tarihlerde daha bir gayretlenerek, Nureddin Cerrahi Dergahini teslim etmemek icin kelle koltukta savasmistir..Tekkelerle birlikte turbeleri de kapatan kanun yururluge girince:


    Asumandir kubbesi hep ihtiran kandilleri,
    En ziya bahsa kandili gunesle mahdir!
    Kapatilmakla tekaya kaldirilmaz zikr-i Hak,
    Cumle mevcudat zakir butun kainat dergahtir!


    esprisi icinde hareket eden Ibrahim Fahreddin Efendi, dergahi devrim yobazlarina cignetmemek icin yigitce mucadele etmistir.




    Son Demleri(Sefer Efendi Anlatiyor)


    Iste o son sene..Fahreddin Efendim seyh odasinda yatiyor.
    Bazen daraliyor, kalkiyor oturuyor yataga: Yahu ikindi gecti, gunes gurub ediyor, cabuk su getirin, abdest alayim, namaz kilayim! diyordu.Kendinde olmadigi halde boyle soyluyordu.


    O son dem rahatsizliklarinda: Gidiyoruz artik, gidiyorum! dedigi zaman, Valide Sultan(HANIMI): Efendi, hep gidiyorum, diyorsun! Bizi kime birakiyorsun? diye sizlaninca: Bana bak kadin!.. (Kendi cocuklari yoktu) sana oyle evlatlar birakiyorum ki, bundan sonrasi sana raci!.. Kendi sulbumuzden gelseydi bu kadar hayirli olmazlardi!.. dedi.


    Iste o aksam, Valide Sultan: Safer oglum, bu gece burada kal, gitme! dedi.


    Gitmedik tabii, dergahta kaldik.Aralik ayi,1966.. Mevsimsiz karpuz getirmisler, bir parca beyaz peynirle biraz karpuz yedi.Yakinlarindan iki kadin vardi.Onlara tenbihatta bulundu: Sakin ha bagirip cagirmayin! Insanin cani bolunur!.. Ve beni yalniz birakmayin, Seytan bir yudum su icin insanin imanini alabilir!.. dedi.


    Sonra o gece bir ara eli hareket etti.Kostum, bir sey soyleyecek sandim… Aaaaaa!.. Baktim ki hal donmus!.. Evvelce de vasiyeti var bana: Hal donunce, hemen evrad-i serife basla! Ben isi anlarim! demisti…


    Kesik kesik nefes aliyor. Ben hemen evrad-i serife basladim! 10 euzu, 9 besmele, 100 istigfarla basliyor bizim evrad-i serifimiz fakat tamamini okuyamadim!..


    Bir ara baktim, bir alay adam dolmus odaya. Halbuki iki tane kadin vardi sadece. Ondan sonra karyolayi ortaya cektik, halaka olduk etrafinda, tevhid ediyoruz: La ilahe illallah, La ilahe illallah, Men kale ahir kelamuhu La ilahe illallah, dahalel cenneh!.. Boyle goctu..


    Ana ve babasi tarafindan seyyid olan Fahreddin Efendi’nin bir vasiyeti daha vardi bize: Ben gocunce Kerbela topragini koyun gozume! diye. Gozleri acikti goc ettigi zaman. Ne yaptimsa kapatamadim gozlerini.


    Ertesi gun yuduk, kefenledik. Kerbela topragindan yapilma tableti gozlerinin ustune bizzat ben koydum. Tabuta koyduk, goturduk Fatih Camii’nde namazini kildik, getirdik. Kucagima aldim, kabrine koydum, sicacik. Halbuki meyyit soguk, kaskati olur ama Fahreddin Efendim sicacikti, yumusacikti. Koydum topraga, kendisi dondu kibleye!..


    Sonra, mubarek yuzunu son bir defa daha goreyim diye kefenini bas ucundan actim. O Kerbela tabletini kaldirayim da bir daha bakayim gozlerine diye ne kadar ugrastimsa, o elimle koydugum tableti bir turlu kaldiramadim! Ve gozlerinden sapir sapir kan geliyordu, o Kerbela tasinin altindan!.. Tabutu kan icindeydi. Hala lekesi var, tabutu duruyor turbede!..

    kaynak: http://www.dergahs5.com


    About these ads

    Bir Cevap Yazın

    Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

    WordPress.com Logosu

    WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

    Twitter picture

    Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

    Facebook fotoğrafı

    Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

    Google+ fotoğrafı

    Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

    Connecting to %s

     
    Takip Et

    Her yeni yazı için posta kutunuza gönderim alın.

    Diğer 28 takipçiye katılın

    %d blogcu bunu beğendi: