Sufi ve Sufiler

Gönül Dostlarına Selam Olsun

  • Online Kütüphane

  • Kitap Tavsiyesi

  • Site İçeriğinden

  • Site Bilgisi

    Üye Sayısı : 951
    Konu Sayısı : 247
    Sayfa Sayısı : 10365
    Kitap Sayısı: 82
    E- Kitap Sayısı: 131
    Video Sayısı: 327
    Yükleme Dosyası: 421
  • Ziyaret

    • 336,763 Sayfa izlenimi
  • ŞAZELİYYE

    Yazan: seyyahin Haziran 15, 2007

     

    Tarikat-i Aliyye-i Şazeliyye

    Hz. Şeyh Şerif Ebul Hasan Ali Şazeli ( K.S )

    Silsile-Name :

    Hz.İmam Hüseyin (r.a)

    Hz. Cabir b. Abdillah el-Ensari (r.a)

    Hz. Sadiul Karvani (k.s)

    Hz. Sa’d (k.s)

    Hz. Şeyh Muhammed Ebi Said (k.s)

    Hz. Ebu İshak İbrahim el-Basri (k.s)

    Hz. Zeynel Abidin (k.s)

    Şeyh Şemsuddin (k.s)

    Şeyh İzzeddin (Nureddin) Ali (k.s)

    Şeyh Takiyyüddin el-Fakir (k.s)

    Şeyh Abdurrahman el-Medini (k.s)

    Şeyh Abdusselem (k.s)

    Hz. İmam Ebul Hasan eş-Şazeli (k.s)

    Kitâbü’l-Lâtîfeti’I-Marziyye nam eserde gördüğüm silsile-i nesebleri: Ebu’1-Hasan Ali eş-Şâzelî b. Seyyid Abdullah b. Seyyid Abdülcebbâr b. Seyyid Temîm b. Seyyid Hürmüz b. Seyyid Hâtim b. Seyyid Kusay b. Seyyid Yıısuf b. Seyyid Yûşa’ b. Seyyid Verd b. Seyyid Batt,al(b. Seyid Ali) (1) b. Seyyid Ahmed b. Seyyid Muhammed b. Seyyid Îsâ b. Seyyid Muhammed (2) b.Hz. Hasan (r.a.) b. Hz. Ali (k.v.) (r.a.)
    Hicretin 593 veya 594 senesinde (M. 1197 veya 1198); Mağrib-i Aksâ’da, yani İspanya’nın Septe civarında kâin Gammâra nahiyesi köylerinden birinde pîrâye-i âlem-i vücûd oldular. Altmışüç veya altmışaltı sene muammer olub, 659/(1261) veya 656/ (125 8) senesinde irtihal-i dâr-ı naîm eylediler. Zuhurları, Tunus civarında kâin Şâzele beldesi olup. bu sebeble “Şâzelî” denilmiştir. Bilâhare, Mısır ve Suriye taraflarına icrâyı seyahat buyurmuşlardır. İskenderiye’de bulundukları zaman ılm ü irfânını, feyz ü kerâmâtını işitenler hizmet-i şeriflerine şitâbân olurlardı.
    Şeyh Abdüsselâm Hazretleri’nin feyz-i tâmmına mazhar oldukları gibi, bu zât-ı muhterem esâsen Hz.Seyyid Ahmed er-Rufâî’ye, kutb-ı mükerrern Abdurrahman el-Medenî ve Ebû Ahmed Câfer b. Seyyid Bûlad el-Huzâî vasıtasıyla merbuttur. Abdurrahman el-Medenî ez-Zeban, diğer bir koldan Şeyh Takıyyüddin en-Nehrevendî ve Abdüsselam b. Meşîş’in diğer bir şeyhi Berî ve Şeyh Ali b. Nuaym vasıtalarıyla dahi Cenâb-ı İmam Rufâî’ye tarikaten merbut bulunuyorlar. Sonraları gelen evliyaullâh Pîr-i müşârun ileyhinin ulüvvü Kâb ü kemâlâtına meftun olub, akval-i şerifelerinden, irâd-ı emsile-i hakikat iderler. Evrâdü ahzâbı olub, tarikat-i aliyyeleri elyevm menşurdur. Taht-ı irşadlarına giren zevât-ı kirâmın her biri mertebe-i hakikate ulaşmıştır. Ebu’1-Abbası Mürsî Hazretleri gibi urefânın mazhar-i hürmet-i tâmmesi olan eâzim-i zümre-i mürîdanlarından idi.el-Envâru’l-Kudsiyye nam eserde menâkıb-ı şerifelerinden bahs olunmuşfur. Makâlât-ı aliyyelerinden bazılarının tercümesi teberrüken derc olunur:
    “Fuhşiyyâtın ve menhiyyâtın küllî ve cüzısinden ve manen ve maddeten dünyaya inhimâk etmekten sâkın. Arif ol da nasıl istersen ol. Nâsın hayrından, şerrinden kaçdığın gibi kaç. Çünkü, onların hayrı kalbine, şerri ise bedenine isabet eder. Kalbe isabet eden ise, elbette bedenine isabet edenden daha muzırdır. Nâsa ikramı arzu et. Onların ikramını isteme.
    Hazerât-i sûfiyyeye müyesser olan ılm-i hakikatin me’hazi, terk-i ihtiyar ve ahkâm-ı şer’iyyeye ıiasb-ı nefs-i itibardır. Terk-i dünya hususunda ifrata varma. Çünkü, birçok himmet sarfıyla dünyadan çıktıktan sonra, belkibir gün fikrü niyyet ve yahud bir nev-i irâde ve hareketle tekrar onun kucağına yüz döndürmeyesin. Tar’ıkate dahil olmak istersen, her şeyin Allah’tan olduğunu kalben hıfz edip, lisânen halk ile muamelede olduğunu izhâr eylemelisin.
    Cenâb-ı hak, bir kulunun mezelletini murad ederse onun meâyıbını (ayblarını) nazarından örter. Bir kulunun da izzetini murad ederse, tevbekâr olmak ve ictinab etmek içün meâyıbını kendisine gösterir. Hak’kın senden razı olmasını istersen, kendi nefs ve iktidar ve kuvvetinden teberri edip, her halde Cenâbı-ı Hakk’a ilticâ etmelisin.”
    “Hz. Rasûlullah (s.a.v) Efendimiz’in cemâl-i tâb-dârları, bir dakika gözümden nihân olursa kendimi müslüman add etmem”, diye şiddet-i muhabbet ve kuvvet-i râbıtasını izhar eyleyen o sultân-ı tarîkatin, mertebe-i şu hüddaki ulviyyet’ini düşünmelidir.
    654 sene-i hicriyyesinde (M.1256), haccı şerif maksadıyla Mekke-i Mükerreme’ye teveccüh edip, vasıl oldukları bir sahrada, cânânına teslim-i rûh etmekle, oraya defn olunmuş ve o sahranın suyu tuzlu iken, Hz. Pîr-i Mükerrem’in defninden şonra, li-hikmeti’llâh, suyu derhal tatlı olduğu sikadan menkuldür. “İmam-ı Şarânî, Tabakatü’l-Kübrâ el-Müsemmât bi-levâkıbı’l-Envâr fi Tabakati’l-Ahyâr nam eserinde, cild-i sânide derki: “Hz. Şâzelî’nin irtihali tarihi, zilkâ’de 656/ ( 1258)’dir-.” 656/ (1258 ) senesinin Zilkâde ayında, hacca giderken Ayzab sahrasında vefat etti ve orada defn edildi.
    Şeyh Behcet Efendi Hazretleri.’pin, melfûf ( ekli ) tezkiresinde Ayzâb hakkında izahat vardır. Saîd-i Mısr kazasında bir belde imiş, ayzâb, meydân vezninde imiş. Bir Fransızca eserde türbesinin resmini görmüştüm. Fotoğrafını istinsah eyledim merbuttur. Ona nazar edenler, tenvir-i uyûn ederler; o kutbu’z-zaman’ın merkad-i enverlerini görmüş olurlar. Kaddesa’llahü sirruhu.”

    Ali Behced Efendi’nin Ayzab kelimesi hakkındaki söz konusu mektubu:

    “Es-Selâm aleyküm ve rahmetu’llâhi ve berakâtühü.İmam Ebu’Î asan eş-Şâzelî (k.s.) Hazretleri’nin mahall-i medfenleri hakkında mütereddid kalınmış idi. Ayzâb hangi mahaldedir diye düşünülmüş idi. Hakîriniz, Kâmûs â müracaat ettim. Ayzâb meydân vezninde Saîd-i Mısr kazasında bir beldedir. Şârih der ki; Kutb-ı Rabbânî Ebu’1-Hasan eş-Şâzeli (k.s.) onda medfundur. Kânıûs’dan ayniyle tahrir olunup, huzur-u mürşidâ-nelerine takdim kılınıp, müteveccihât-ı mürşid-ânelerini istirham ederim , efendim.21 Mayıs 1927
    el-hakîr Ali Behcet”

    Zümre-i ashâb-ı takvânın muazzam fâzılı, Nâm pâkidir Cenâb-ı Pîr Alî eş-Şâzelî. Oldu an : n ârif-âne zât-ı memdûhu enâm, Zâhir u bâtın ulûmun bir velî-i kâmili.

    (l) Bu isim Şeyh Miıhammed Zâfir efendinin Envâr-ı Kudsiyye nam eserinde gayr-i mezkûrdur. Battâl Alî olmak muhtemeldir.
    (2) Şeyh Ken’an Bey eserinde Seyid Îsâ’dan sonra b.İdrîs b.Ömer b.Abdullah b.el-Hasan el-Müsennâ b.Saîd Şebâb-ı ehlîl cenne Ebî Muhammed elHasen b.Hz. Alî diye ikmal ediyor.

     

    kaynak: http://cc.domaindlx.com

    Yorum Yapın

    XHTML: Bu etiketleri kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>