Tarik-i Uşşakiyye’de Şathiye
Yazan: seyyahin Haziran 24, 2007
Tarik-i Uşşakiyye’de Şathiye
Şathiye dudaklarda tebessüm uyandırmak amacıyla söylenen sözler ve manzumelere denmiştir. Şathiye , tasavvuf erbabı şairlerin cem’ makamındayken manevi sarhoşluk anında anlamını düşünmeden söyledikleri sözlerdir.
(Tekerlemeler Akçağ yayınları s.394)
Sezai-i Gülşeni (k.s.) (Cemaleddin Uşşaki’nin mürşidi) hazretleri de “Adem hemin bu bezm-i dilaraya bir gelür” buyururlar. Mürşid-i akdesim hazreti (Tarik-i Uşşakiyye’den) Şücaüddin’in Mürşidi hazret-i Talib-i İrşadi’nin Mürşidi olan gavsu’z zaman Mürşid Hüseyin Hakkı (k.s.) efendimiz alem-i bekaya teşriflerinden evvel kendi vefat tarihlerini keramet tarikiyle yazdığı şu beyitte,
Hırmen-i Uşşakiden bir dane idi bu zat
Uruc eyleyip zata vasl aldu zat u sıfat
buyurup bu mertebe-i gavsiyyetine ima buyurmuşlardır. Seyyid Nesimi’nin (k.s.) “on”dan başlayıp “bir”e varan urucunun sırrı seyr ilallah tabir olunur. “Bir”den tekrar “on”a nüzulü ise seyr anillahtır. Onun “bir”le kaim olması seyr maallahtır. “Bir”in aslı itibarıyla bütün adetleri ihtiva etmesi seyr fillahtır.
Meratib-i seyrin dördüne de işaret edilmiş oldu. Nitekim şuhud mertebesi de dörttür. Hakk’ın halksız şuhudu ehl-i istiğraka mahsustur. Halkı Hak’sız şuhudu ehl-i fark ve gaflete mahsustur. Bir üçüncüler de halkı halk, Hakk’ı da Hakk olarak müşahede eder ki, bu ehl-i cem’in halidir. Dördüncüsü de halkta Hakk’ı, Hakk’da halkı müşahede eder ki bu da ariflerin makamıdır. Süluk-ı Muhammediyye itibariyle “Sümme dena fe-tedella fe kane kabe kavseyni ev edna” (Sonra ona yaklaştı, derken daha da yaklaştı. 0 kadar ki birleştirilmiş iki yay arası kadar, hatta daha da yakın oldu. Necm, 53/9) ayet-i kerimesi de dört mertebeye işaret etmektedir. “Sümme dena” tevhid-i efale, “fe tedella” tevhid-i sıfata, “fe kane kabe kavseyni” tevhid-i zata ve “ev edna” da mahv-ı vücud demek olan fena fi’l-vüicud makamına işarettir. Zıll-ı imkandan bakiyye-i vücud ve taayyün küllliyen mahv olup vücud vahid-i mutlakın zuhur-ı tammından kinaye olur. Bu makam bi’l-asale hakikat-i Muhammediyyeye mahsus olup ondan da istidad-ı ekmel sahibi olan bi’t-tebaiye veraset-i tamme-i Muhammediyyeye nail olanlara bi’l-ırs intikal eder. Nazillili (Karacasu) Siileyman Rüşdi Efendimiz, (Tarik-i Uşşakiyye’den)
Rüşdiya istersen vasl-ı lika-yı hasret i
Bi-cihet kuy-ı cenabı celle şanımdır vücud
beytiyle buna ima buyurmuşlardlr. Yine 0,
Eyler tecelli ol cemal ayineden ayineye
0l kenz-i mahfi eder gencineden gencineye
buyurur.
Türk Edebiyatında Şathiye s.230-231 akçağ yayınları
CAHiDi AHMED (Tarik-i Uşşakiyye’den) (k.s.) (v.1659)’in bir şiiri
Anadan dogmayan ma’dum
Kanatslz göklere uçar
Agzı yok dişleri tıraz
Aynü’l-katrandan içer
Diri degil yürür ölmez
Altun gümiş virsem almaz
Gözleri yok nesne bilmez
Eyüyi yavuzı seçer
Ruz u şeb nirandur işi
Nur-ı Hakk’a olur naşi
İşitmez işidür guşi
Kulağı yok başı hacer
Libası var libas giymez
Taamı var taam yimez
Behayim gibi yir doymaz
Taam görse döner kaçar
Ayağım dutup duramaz
Ayagl yok yüirüiyemez
Yöğrük taziler iremez
Arabi atları geçer
Gor bu aşıkun sözini
Örtdi ma’nanun yüzini
Cahidinin rumuzını
Herkes bilmez arif seçer
Türk Edebiyatında Şathiye s.127 akçağ yayınları
kaynak: www.ussaki.net

