Sufi ve Sufiler

Gönül Dostlarına Selam Olsun

  • Online Kütüphane

  • Kitap Tavsiyesi

  • Site İçeriğinden

  • Site Bilgisi

    Üye Sayısı : 951
    Konu Sayısı : 247
    Sayfa Sayısı : 10365
    Kitap Sayısı: 82
    E- Kitap Sayısı: 131
    Video Sayısı: 327
    Yükleme Dosyası: 421
  • Ziyaret

    • 544,032 Sayfa izlenimi
  • 08 Jul 2007 için Arşiv

    SÜLEYMÂN HİLMİ TUNAHAN

    Yazan: seyyahin Temmuz 8, 2007

     

    SÜLEYMÂN HİLMİ TUNAHAN

    Son devir din âlim ve velîlerinden. Adı Süleymân Hilmi, soyadı Tunahan’dır.

    Babası zamânın müderrislerinden Hâfız Osman Efendidir. Soyu Fâtih
    Sultan Mehmed Hanın “Tuna Hanı” olarak tâyin ettiği ve kendi kız
    kardeşi ile evlendirdiği İdris Beye dayanmaktadır. 1888 (H.1306)
    senesinde Silistre’nin Ferhatlar köyünde doğdu. 1959 (H.1379) senesinde
    İstanbul’da vefât etti. Karacaahmed Kabristanındadır.
    Babası Osman Efendi tahsîlini İstanbul’da tamamladıktan sonra
    Silistre’ye giderek meşhûr Satırlı Medresesinde yıllarca müderrislik
    yaptı.

    İlim ehli ve fazîlet sâhibi bir âileden dünyâya gelen SüleymânHilmi
    Tunahan, ilk tahsîlini Silistre Rüşdiyesinde ve Silistre Satırlı
    Medresesinde yaptı. Bilâhare tahsîlini tamamlamak için İstanbul’a
    gelerek Sahn-ı Semân (Fâtih) Medresesine kaydoldu. Fâtih
    dersiâmlarından ve o devrin meşhûr âlimlerinden Bafralı Ahmed Hamdi
    Efendi (BüyükHamdi Efendi)nin ders halkasına devâm etti. Zamânın
    usûlüne göre aklî ve naklî ilimleri tahsîl ettikten sonra 1916
    senesinde Ahmed Hamdi Efendiden birincilikle icâzet, diploma aldı. Daha
    sonra o zamanki tâbiri ile dersiâm (profesör) olarak yetişmek üzere
    Süleymâniye Câmii medreselerinden Medresetü’l-Mütehassısînin tefsîr ve
    hadîs kısmına devâm etti.

    Son derece parlak bir zekâya sâhib olan Süleymân Hilmi Tunahan, 1919
    senesinde Medresetü’l-Mütehassısîn’den birincilikle mezûn oldu. Aynı
    yıllarda Medresetü’l-Kuzâtı (Hukuk Fakültesini) da üstün bir derece ile
    bitirdi. Böylece bir taraftan dersiâm diğer taraftan da kâdılık
    rütbelerine ulaşarak devrinin zâhirî ilimlerini tamamladı. Mezûniyetini
    müteâkip İstanbul’da dersiâm olarak vazîfeye başlayan Süleymân Hilmi
    Tunahan bir müddet sonra medreselerin kapatılması üzerine vâizliğe
    tâyin edildi. Uzun müddet İstanbul’un Sultanahmet, Süleymâniye, Yeni
    Câmi, Şehzâdebaşı ve Piyâle Paşa gibi büyük câmilerinde halka vâz
    ederek insanlara İslâmiyetin emir ve yasaklarını anlattı.

    Tasavvuf yolunda Selâhüddîn ibni Mevlânâ Sirâcüddîn Efendinin
    sohbetlerine devâm ederek yetişti. Süleymân Hilmi Tunahan’ın tasavvufî
    yönüyle ilgili olarak, dâmâdı ve bağlısı Kemâl Kaçar tarafından Necip
    Fâzıl Kısakürek’e verdiği notlardan bir bölümü şöyledir:

    “Süleymân Efendinin bâtın ilmine yâni tasavvuftaki mânevî cephesine
    gelince, şüphesiz bu husus ehline mâlumdur.Zâhirî akıl ve zekâ ile
    idraki mümkün olamaz. Öyle ki, bir insan müslüman olabilir, tahsilli ve
    akıllı olabilir. Hattâ iç hayâtı münkir olamaz da yine tasavvuf ve
    irşâda ehil bir zât ile karşılaştığı halde, o zât ilâhî irâdeyle
    kendisini ona bildirmezse, dünyâlar bir araya gelse onun feyzlerinden
    haberdâr olamazlar. Bizim ise kendisinin mânevî cephesi üzerinde
    zerrece tereddüdümüz yoktur. Biz bu noktayı ilmelyakîn biliyoruz.
    Kendisinin tasarrufunu ve rûh melekeleri üzerindeki tesirini öz
    rûhumuzda ve vücûdumuzda hissetmiş, enfüsî ve kevnî kerâmetlerinin
    üstün irşâd hârikalarını fiil hâlinde ve hakkıyla müşâhede etmiş
    bulunuyoruz. Allah’ın bu husustaki inâyet ve lütfuna mazhar olduğumuza,
    kendilerinin kâmil ve mükemmel mürşid olduğuna Silsile-i sâdâd=Büyükler
    zinciri kolundan otuz ikinci ferdi Selâhüddîn ibni Mevlânâ Sirâcüddîn
    hazretlerinin cismânî nisbet, İmâm-ı Rabbânî hazretlerinin de rûhânî
    nisbetle vârisleri bulunduğuna îmânımız tamdır. Kendisinin bu cephesini
    anlamayanların, hiç olmazsa aksini iddiâ etmemelerini ve kendisinde bir
    mürşid hâli görmediklerini söylemekten çekinmelerini, dünyâ ve âhiret
    yıkımına uğramamaları bakımından tavsiye ederiz.”

    Zâhirî ve bâtınî yönden yüksek derece sâhibi olan SüleymânHilmi
    Tunahan, îtikâdda Ehl-i sünnet, amelde Hanefî mezhebine, tasavvufta
    Nakşibendiyye yoluna mensûb idi. Ehl-i sünnet vel-cemâate son derece
    bağlıydı. Kendisinden feyz alan talebeleri ile vâz ve sohbetlerine
    devâm eden kimselere en büyük tavsiyesi; “Ehl-i sünnet vel-cemâat”
    akîdesine ihlâs ve samîmiyetle bağlı olmalarıydı.

    Yetmiş iki senelik ömrü boyunca İslâmiyetin emir ve yasaklarını
    öğrenmek, öğretmek ve insanlara anlatarak onların dünyâ ve âhiret
    saâdetine kavuşmalarına vesîle olan Süleymân Hilmi Tunahan 16 Eylül
    1959 senesinde İstanbul’da Kısıklı’daki evinde vefât etti. Karacaahmet
    Kabristanlığına defnedildi. (1, 2)

    Yazı kategorisi: Evliyalar Ansiklopedisi | » yorum bırak;