NAKŞİBENDİYE

Tarikat-i Aliye-i Nakşibendiyye

 

Hz. Şeyh Şahı Nakşibend

Muhammed Bahauddin ( K.S )

Şahı Nakşibend Muhammed Bahauddin ( K.S )

Doğumu ve Çocukluğu

İsmi: Hace Muhammed Bahaeddin .

Lakabı: Şah-ı Nakşbend.

Nisbesi: Buharî ve Üveysî. 718/1318 yılının Muharrem ayında Buhara yakınlarında Kasr-ı Hinduvan (daha sonra Kasr-ı Arifan olacak) denilen bir köyde doğdu. 791/1389 yılında aynı yerde vefat etti.

Bahaeddin Nakşbend (k.s), daha doğumunun üçüncü gününde iken köyüne misafir olarak gelmiş olan Hacegan Tarikatı şeyhlerinden Baba Muhammed Semmasî (k.s -v 740/1339), ondaki üstün vasıfları basiretle görerek manevî evlatlığa kabul etti. Manevi eğitimine halifesi Emir Külal (k.s – v. 777/1375)’i memur etti.

Nakşbend (k.s) küçük yaşlarda Semerkant’a gidip ilim tahsil etti. Onsekiz yaşlarında köyüne döndü. Gençliği hakkında fazla bilgiye sahip değiliz. Onunla ilgili en temel eser halifelerinden Selahaddin bin Mubarek (k.s)’in O’nun vefatından sonra yazdığı “Eni-sü’t-Talibin ve Umdetü’s-Salikin” adlı eseridir.

Şemaili, Ahlakı

Uzunca boylu, buğday benizli, büyükçe sakallı, güler yüzlüydü. Boynu nur gibi parlardı. Çok mütevazi bir hayat sürer, haramdan son derece sakınır, hediye getirene hediye ile mukabele ederdi. Yaralı hayvanlara, sokakların temizlenmesine bizzat hizmet eder ve her fırsatta irşad vazifesini de ihmal etmezdi.

Yetişmesi

Bahaeddin Nakşbend (k.s) onsekiz yaşında iken, ailesi kendisini evlendirmeyi, evlenirken Baba Muhammed Semmasî (k.s)’nin de hazır bulunmasını arzu ettiklerini söyleyerek Semmas’a gönderdiler. Orada bir müddet Hz. Şeyh Semmasî (k.s)’nin hizmetinde bulundu.

Semmasî (k.s)’nin vefatından sonra Emir Külal (k.s), Kasr-ı Arifan’a gelerek Semmasî (k.s)’nin vasiyyetini hatırlattı ve memleketi Nesef’e döndü. Nakşbend (k.s) uzun yıllar Nesef’e giderek Emir Külal (k.s)’ın hizmetinde bulundu ve O’ndan tarikat adabını öğrendi. : Bahaeddin Nakşbend (k.s) her ne kadar Emir Külal (k.s)’e intisab etmiş ise de en fazla, kendisinden çok önce vefat etmiş olan Abdülhalık Gücdüvanî (k.s- v. 575/1179)’nin manevî tesiri altında kaldığını bizzat kendisi söylemektedir. Tasavvufta bu usule “Üveysîlik Yolu” ismi verilir. Bu tesiri Emir Külal’in “cehrî zikr”i ihtiyar etmesine rağmen kendisinin “hafî zikr’i tercih etmesinden de anlıyoruz ki, bu hali müridleri, Emir Külal (k.s)’e şika yet yollu haber verdiklerinde, Nakşbend (k.s)’in bu tutumunu hoş karşıladı ve ister Türk ister Tacik olsun bütün şeyhlerden istifade etmesini tavsiye etti. Nakşbend (k.s), önceleri Emir Külal (k.s)’in halifelerinden mevlana Arif (k.s) ile yedi sene arkadaşlık yaptı. Daha sonra da Yesevî şeyhlerinden Şeyh Kusem (k.s) ve Halil Ata (k.s)’nın birkaç yıl hizmetinde bulundu.

Kübreviye Tarikatı’nın kurucusu Necmeddin Kübra (k.s – v. 618/1221)’dan da Mevlana Sultanuddin (k.s), o da Mevlana Ahmed (k.s), o da Baba Kemal (k.s) vasıtasıyla terbiye aldı

Bütün ömrü boyunca iki defa Hacca gitti. İkinci haccında halifelerinden Hace Muhammed Parisa (k.s-v. 822/1419)’yı da beraberinde götürdü. Bir müddet Merv’de ikamet ettikten sonra Buhara’ya geldi ve hayatinin sonuna kadar orada kaldı.

Tarikat Anlayışı

Emir Külal (k.s) vefat etmeden kısa bir süre önce müridlerine “Bahaeddin’e uyun” demesi üzerine etrafında büyük bir kalabalık toplandı ve irşad faaliyetlerini bundan sonra hızlandırdı.

Nakşbend Hazretleri’nin en önemli tefrik edici hususiyeti şeriat karşısındaki tavrı, yabancı tesir ve unsurlardan uzaklığı, İslam alemini etkisi altına alan batınî ve felsefî hareketlere karşı sedd oluşu oldu. İslam tasavvufu O’nunla en mükemmel şekline ulaştı. Gönülden gönüle iş gören, tamamen Allah’a yönelen bir hayatın gerekliliği üzerinde ısrarla durdu. O’nun için, hayatı Allah’ın huzurundaymış gibi sürdürmek, Allah aşkıyla dolu olmak, dikkati başka tarafa yöneltmemek, araya birşey sokmadan dünyevî bir mükafat, hatta bir insan tarafından methedilmeyi beklemeden sırf Allah’a ibadet etmek asıldır. Müridlerini sohbetle yetiştirerek “Bizim yolumuz sohbet yoludur. Halvette şöhret ve musibet vardır” derdi. Zikir metodu olarak da “hafî zikr’i tercih etti.

Zikr-i Cehrî, Zikr-i Hafî

Nakşîlerde cehri ve hafi kolu vardır. Nakşîlerde, Halvetîler gibi deveranen, Rufailer gibi kıyamen zikretmek usulü yoktur. Onlar, oturdukları yerde zikrederler. Zikr-i şeriften mukaddem hatm-i hace gan yapılır. Sonra tarz-ı mahsus ile, zikr-i şerifle iştigal edilir. Halidî’lerde zikr-i hafi esastır. Onlar zikr-i kalbîye müdavim olurlar. Rabıta, tarîk-ı Nakşîde de rükn-i rekîndir. Saliklerinde cezbe ziyade olur. Esna-ı zikirde, bağırmak, şiddetli sayhalarla feryad u figan etmek, ağlamak, ıslık çalar gibi sadalar çıkarmak ve titremek gibi halat, zikr-i hafiye meşgul olanlar arasında pek çoktur. Rical-i tarikat bunu makbul addetmezler. Cezbe-i hakîkiyye için kimse bir şey diyemez. Hakîkî cezbe hakkında denilmiştir:

Bedreka-i kurb-ı Huda cezbedir

Rehber-i erbab-ı Huda cezbedir

Kaşif-i esrar-ı künüz-ı rumuz

Fatih-i erbab-ı ata cezbedir

Kayd-ı sivadan geçüren saliki

Rabıta-i ehl-i fena cezbedir

Cümle ibadata müvazî olan

Müslia-i bab-ı reha cezbedir

Hatıralar nakşım dilden silen

Ruha cila kalbe safa cezbedir

Ulema-yı süfiyye, esna-yı zikirde bu hali makbul addetmezler Anasır sıkıntısı addederler. Salik-i mübtedîde zuhur eder bir haldir Mürşid-i kamilin en mühim hizmetlerinden biri, saliki bu vartadan geçirmektir. Makam-ı cezbede kalan mürşid olamaz.

Zikr-i cehrî ve zikr-i hafinin her ikisi hakkında ayet ve hadis bulunmakla, efdaliyetinde ihtilaf olunmuştur. Bazıları, “Amel-i kesîr itibariyle zikr-i cehrî efdal, bazıları riyadan masüniyyeti cihetiyle,zikr-i hafi efdal.” demişler. Bir kısım ulema da, beynlerini cem’ ederek “Mübtedîye zikr-i cehrî te’sirde ziyade olmakla efdal, müntehîye zikr-i hafi efdaldir.” yolunda idare-i kelam etmişlerdir. Hadisi Kutsi’de “Kulum beni kendinefsinde yalnız zikr ederse, ben de onu yalnız zikr ederim. Eğer cemaat içinde zikr ederse, bende onu, onun cemaatinden hayırlı cemaat içinde zikr ederim.” buyrulmuştur ki, bunda zikr-i cehrî ve hafi mertebelerine işaret olunmuştur.

Zikr-i hafi hakkındaki ayet-i kerîme,”Rabbini gönülden ve korkarak içinden hafif bir sesle sabah akşam an, gafillerden olma” (A’raf, 205) beyyine-i Kur’aniyyesidir.

“Babalarınıza seslendiğiniz gibi yahud ondan daha yüksek bir sesle Allah’ı zikr edin.” (Bakara,200) ayet-i kerîmesi de, zikr-i cehrîye nazırdır.

Hatm-i Hacegan

Herkes kemal-i adab ve rabıta ile diz üstü oturup, gözlerini kapar Şeyh efendi, “Ervah-ı akdes-i alî-şan-ı Nakşıbendî-ra ve sırr-ı enbiya ra ber-tarîk-ı niyaz, el-Fatiha” der. Yine şeyh efendinin işaretiyle,yedi Fatiha-i şerîfe, yüz salavat-ı şerîfe, yetmişdokuz (Elem neşrah leke-inşirah Suresi), 1001 îhlas-ı şerîf, yüz salavat-ı şerîfe okumak lazımdır. Buna “Hatm-i Hacegan” derler.

Şeyh Abdullah Salahuddîn-i Uşşakî hazretleri, izhar-ı Esrarı Nihan Ez-Envar-ı Hatm-i Hacegan nam eserinde, “Bayezîd-i Bistamî, Hace Hasan-ı Harakanî, Hace Yüsuf-ı Hemedanî, Hace Abdulhalık-ı Gucdüvanî ve Hace Bahaüddîn Şah-ı Nakşıbend (k. s.) hazeratı, bazı umur ve hengam-ı şedaidde suhulet ve kahr-ı a’da ve def-i bela için bu tertîb ile kıraatine devam ettiklerinden, onlara nisbet olunup, “Hatm-i Hacegan” denildi.” buyurur.

Anadolu’da, ale’l-husus istanbul’da, Nakşî tarîk-ı alîsi salikanı, sair turuk müntesiplerinden ziyadedir. Hele son zamanda Erbilî Es’ad Efendi tarafindan her tarafa sevk olunan hulefası delaletiyle müntesibînin mikdarı mühim bir yekune baliğ olmuştur.

Hatm-i Hacegan’ın medhi vadisinde bir zat-ı muhterem şöyle söylemiştir.

Erer maksuduna ol kimse Hatm-i Hacegan eyler

Cihanın cah u iclalinde kesb-i izz ü şan eyler

Bu hatmi okumak kesret virir emval ü evlada

Giriftarı ider azad gamından şaduman eyler

Bu hatmile bulur haif selamet şerr-i a’dadan

Eda-yı deyni ol medyun olanlardan daman eyler

Şifalar bahş idip ashab-ı emraza virir sıhhat

Sülük erbabına esrarını Hakk’ın ayan eyler

Bu hatmin feyz-i rühaniyyetin ol kimse anlar kim

Tarîk-ı Nakşibendî üzre Hatm-i Hacegan eyler

 

kaynak:  http://cc.domaindlx.com

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi:
search previous next tag category expand menu location phone mail time cart zoom edit close